
Mısır’da “büyük gün” olarak tanımlanabilecek Cuma öncesinde internet ve cep telefonlarının trafiği tamamen kesilirken, gece yapılan baskınlarda birçok Müslüman Kardeşler üyesi gözaltına alındı. Kahire skaklarında ise sabah saatlerinde sessizlik hakim. Associated Press haberine göre ise özel bir terörle mücadele biriminin üyeleri Kahire’nin stratejik noktalarına yerleştirilmiş durumda. Birlikte hareket edecek olan Müslüman ve Hıristiyan göstericiler ise Facebook üzerinden 30 cami ve kilisede toplanma çağrısı yapıyor.
Ülkede internet trafiği, yerel saat ile gece 00.34’te kesilirken, internet güvenik sistemleri şirketi Renesys’in yetkililerinden Jim Cowie, böyle bir şeyin nasıl yapılabileceği konusunda şaşkın olduklarını ve yaptıkları teknik araştırmada ülkedeki internet bağlantı oranının gerçekten de sıfır olduğunu söyledi.
Gece yapılan baskınlar sırasında gözaltına alınanlar arasında Müslüman Kardeşler Sözcüsü Essam El-Erian ve örgütün önde gelen liderlerinden Mohammed Moursi de bulunuyor.
Sabah saatleri itibari ile normal zamanlarda polislerin bulunduğu noktalar da dahil Kahire’nin neredeyse hiçir noktasında polis varlığınını gözlemlenmemesi dikkat çekiyor. Sadece İçişleri Bakanlığı binası önünde trafik polisleri ve sivil korumalar yer alıyor.
Henüz teyit edilmeyen ve Twitter vasıtasıyla yayılan haberlere göre sivil polisler, Kahire'de halkın toplanması olası meydanlara benzin döküyor ve gösteri girişimi halinde meydanları ateşe vererek buralarda toplanılmasını engellemeyi amaçlıyor.
Not: Çeşitli haber kaynaklarından derlenerek çevrilmiştir.

Sina Yarımadası’ndaki Sheikh Zowayed kentindeki protestolarda Mohamed Atef isimli göstericinin başından vurularak hayatını kaybetmesi ile birlikte Mısır’da Salı gününden bu yana devam eden protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 7’ye yükselirken, protestoların öncülerinden olan 6 Nisan Gençlik Hareketi, Mısır halkına Cuma namazı sonrasında kitlesel gösteri çağrısında bulundu. Hareket tarafından yapılan çağırıda, tüm Mısırlılar Cuma günü “tiranlığı yenmek için el ele sokağa çıkmaya” davet edilirken, “Bugün hedeflerimize daha yakınız. Halkın arzusu hükümeti devirmektir. Zafer vakti yaklaşıyor” denildi. Açıklama, şu ifadelerle devam etti:
“Yetkililerin yaptıklarına rağmen taleplerimizde ısrarcı kalacağız. Bizi durduramayacaklar. Yurttaşlara yönelik zorbaca davranışları, diktatörlüğün ve adaletsizliğin sonunun yaklaştığının kanıtı. Hareket eylemcilerinin ve ülke çapında hapsedilen gençlerin selametinden, güvenlik güçleri sorumludur. İçişleri Bakanlığı’nı tutuklananları hemen serbest bırakmaya çağırıyoruz.”
6 Nisan Gençlik Hareketi, polisleri de işkence etmemeleri konusunda uyarırken, “sonunda halkın onları işledikleri suçlar için cezalandıracağını” belirtti. 
Öte yandan Mısır Kıpti (Mısırlı Hıristiyan) Ortodoks Kilisesi , Kıptilere protestolara katılmama çağrısı yaparken, “medeni biçimde barışçıl protestolara katılanları” durdurmayacağını belirtti. İsmini açıklamayan kilise yetkilisi, şu ana dek gösterilere katılan birçok Kıpti’nin gözaltına alındığını ifade etti. Buna karşın Kıpti diasporası ise protestolara desteğini açıkladı. ABD Kıpti Birliği Başkanı Michael Mounir, kilisenin gösterilere katılmama çağrısını reddederken, protestocuların taleplerinin tüm Mısırlılar için olduğunu dile getirdi. İsviçre’de yaşayan bir Kıpti aktivist olan Ezzat Boules ise kilisenin çağrısını tasvip etmeyerek, bu tür çağrıların Kıptileri toplumdan izole edebileceğini vurguladı.
Ülkedeki en büyük muhalif örgüt olan ve Salı günü Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda düzenlenen ve yoğun çatışmaların yaşandığı gösterilere katılmadığını belirten Müslüman Kardeşler de Cuma günü yapılacak gösterilere katılacağını açıkladı.

Not: Çeşitli haber kaynaklarından derlenerek çevrilmiştir.

Mısır’da dün başlayan gösterilerde şu ana kadar en az bin kişi gözaltına alınırken, gün içinde çeşitli kentlerde sokakları dolduran göstericiler akşam saatlerinde Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in partisi olan Ulusal Demokratik Parti’nin Süveyş’teki binasına saldırdı. Başkent Kahire’nin Boulaq gölgesindeki çatışmalarda da bir gösterici ve bir polisin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Böylece gösterilerin başlamasından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükseldi.
Mısır Göstericileri Savunma Cephesi isimli demokratik kitle örgütü üyesi avukatlardan Khaled Ali, dünden bu yana en az bin göstericinin gözaltına alındığını belirtirken, gözaltıların en yoğun olarak Kahire, İskenderiye, Mansoura ve Süveyş’de gerçekleştiğini ve gözaltına alınan kişilerin aileleri veya avukatları ile görüşmelerinin engellendiğini ifade etti. Gözaltına alınanlar arasında bugün sendika binası önündeki bir gösteride gözaltına alınan Mısır Gazeteciler Sendikası üyesi 26 gazeteci de bulunuyor.
Süveyş’te ise göstericiler Ulusal Demokratik Parti binasına molotof kokteylleri ile saldırırken, binanın yakılması polis tarafından gerçekleştirilen gaz bombalı müdahale ile engellendi. Yaklaşık 8 bin göstericinin dün yaşanan ölümleri protesto etmek amacıyla sokağa çıktığı kentteki göstericileri takip eden Al-Masry Al-Youm fotomuhabiri Moustafa Bahgat ise, polis tarafından ateşlenen plastik mermi ile bacağından yaralandı.
Bu arada ABD ve İsrail’in Hüsnü Mübarek’e desteği de devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Mısır’ın “yakın ve önemli bir müttefik” olmaya devam ettiğini açıklarken, İsrail İşçi Partisi’nin önemli isimlerinden Binyamin Ben-Eliezer de gösterilerin bir devrime dönüşmesini olası görmediklerini, ülkenin yakında sakinleşeceğine inandıklarını ve şu an için yapabilecekleri tek şeyin Mübarek’e olan desteklerini ifade etmek ve gösterilerin bir an önce sona ermesini dilemek olduğunu söyledi.
Gösterilerin Tunus’ta olduğu gibi Cuma namazı dolayısıyla Cuma günü yoğunlaşması bekleniyor. Hatırlanacağı üzere Tunus’ta Devlet Başkanı Zeynel Abidin Ben Ali, 14 Ocak Cuma günü yoğunlaşan gösteriler sonrasında ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı.
Not: Çeşitli haber kaynaklarından derlenerek çevrilmiştir.

Mısır’da Polis Günü için yapılan protesto çağrıları karşılık buldu ve binlerce kişi sokaklara çıktı. Süveyş’deki gösterilerde bir kişi silahla vurularak hayatını kaybetti.
Protestolar dolayısıyla Mısır’ın başkenti Kahire’nin en büyük meydanı olan Tahrir Meydanı’nda yaklaşık 15 bin kişi toplanırken, bu gösterilerin 1977 yılındaki ekmek ayklanmasından sonra on yıllardır yapılan en büyük protestolar olduğu belirtiliyor. Polis ise göstericileri gaz bombası ile dağıttı, bazı göstericileri ise coplarla ağır biçimde dövdü. Garden City Mahallesi’nde de birçok ev göstericilerin saklanma olasılığı iddiasıyla basıldı. Tahrir Meydanı’ndaki gösterilerde protestoculasr kendilerine su sıkan bir itfaiye aracıyla iki polis aracını da tahrip ettiler. Yine aynı meydanda 50 kadar polis göstericiler tarafından dövülüp alıkonulurken, bir polisin silahı da protestocularca alındı.
Süveyş kentinde ise sokağa çıkanların sayısı 8 bini buldu. Polisin göstericilere gaz bombaları ve gerçek mermilerle müdahale etmesi sonucunda 20 yaşındaki Mustafa Reda Mahmoud Abd El Fattah isimli genç kalbinden aldığı kurşun yarasıyla hayatını kaybetti. Ölen gösterici sayısının iki olduğuna, bir başka göstericinin de polisin attığı gaz nedeniyle yaşamını yitirdiğine dair iddialar da mevcut. Kahire'nin Tahrir Meydanı'nda da bir askerin göstericiler tarafından başından vurularak öldürüldüğü iddia ediliyor.
Kahire ve Süveyş’in yanı sıra Garbiya, Mahalla el-Kubra gibi şehirlerde de sokaklara çıkan halk “Kahrolsun Mübarek, Suudi Arabistan seni bekliyor” gibi sloganlar atarken, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in fotoğraflarını parçaladılar. Ülkedeki tekstil sektörünün merkezi olan ve Nisan 2008’de tekstil işçileri tarafından gerçekleştirilen ve üç kişinin ölümü ile sonuçlanan büyük gösterilere sahne olan Mahalla el-Kubra kentinin al-Bahr caddesinde yaklaşık 5 bin kişi yürüdü. 
İskenderiye’de de sokağa çıkan yaklaşık bin kişi Moharram Beik’den Mansheya bölgesine bir yürüyüş gerçekleştirirken göstericilerin yürüyüşü polis tarafından engellenemedi.
Ülkede göstericilerin örgütlenmesini engellemek amacıyla birçok internet sayfası bloke edilirken, Twitter’a erişimde de sorunlar yaşandığı iddia ediliyor. Göstericiler, özellikle hükümetle işbirliği yaptığını iddia ettikleri cep telefonu operatörü Vodafone’a öfkelerini dile getiriyor.
Mısır’daki gösteriler akşam saatlerinde de devam ediyor. Ülkedeki gösterilere Müslüman Kardeşler’den Devrimci Sosyalistler’e kadar geniş bir politik yelpazeden insanlar katılıyor.
Bu arada Devlet Başkanı Mübarek'in eşi Suzanne Mübarek'i taşıyan uçak da Londra'nın Heathrow Havaalanı'na indi.
Gece saatlerinde Tahrir Meydanı'nda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen süresiz oturma eylemi ise polis müdahalesiyle dağıtıldı ve müdahale sırasında çok sayıda yaralı olduğu belirtiliyor.
Not: Çeşitli haber kaynaklarından derlenerek çevrilmiştir.

Tunus’ta Ben Ali’nin halk ayaklanması ile ülkeden kaçmak zorunda bırakılmasının ve Cezayir ile Yemen’de de halkın Tuuns halkı ile benzer taleplerle sokaklara çıkmasının ardından Mısır’da 25 Ocak Salı günü büyük bir heyecan ve gerginlik ile bekleniyor. Ülkede Polis Günü nedeniyle ulusal tatil günü olan 25 Ocak tarihinde sendikalar ve çeşitli partiler ile kitle örgütleri tarafından halka sokağa çıkma ve İçişleri Bakanlığı önünde buluşma çağrısı yapılırken, sosyal medya vasıtasıyla da 25 Ocak 2011 tarihi sıklıkla “devrim günü” olarak zikrediliyor. İktidardaki Ulusal Demokratik Parti’ye ve 1981 yılından bu yana iktidarda olan Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e karşı tepkinin giderek arttığı ülkede muhtemelen polislerin çoğunun 25 Ocak Polis Günü nedeniyle çalışmayacak olması da bir fırsat olarak görülüyor. Polis yetkilileri ise yapılacak eylemlerin illegal sayılacağını ve buna göre hareket edileceğini açıkladı. Salı günü için protesto çağrısı yapan gruplar arasında Kifaya Hareketi, Ulusal Değişim Derneği, Hashd Hareketi, Karama (Sosyalist kökenli bir hareket), 6 Nisan Gençlik Hareketi, Devrimci Sosyalistler, Değişim İçin Mısırlı Kadınlar, Adalet ve Özgürlük Gençliği yer alıyor. Özellikle Facebook’ta yer alan ve yaklaşık 12 bin üyesi olan “We are all Khaled Said/Hepimiz Khaled Said’iz” sayfası üzerinden örgütlenen göstericiler, 7 Haziran 2010 tarihinde bir internet kafedeki kimlik kontrolü sırasında polislerle tartışan ve iki polis tarafından dövülerek ve işkence edilerek öldürülen Khaled Said şahsında, ülkedeki polis şiddetine de tepki gösteriyor.
Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff ise bu kez Tunus'un yaratabileceği domino etkisi ile 25 Ocak’ta gerçekleşebilecek olası bir devrimi çizdi. 





Toplumsal mücadelelere duyarlılığı ile bilinen dünyaca ünlü karikatürist Carlos Latuff, bu kez kalemini Tunus'ta yaşanan isyan ve Ben Ali'nin devrilmesi sonrasındaki süreç için kullandı. Latuff, karikatürlerinde Fransa gibi devletlerin Tunus'taki diktatörlüğe verdiği desteği, satranç masasında Ben Ali figürlü piyonunun devrilmesiyle kara kara düşünen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yi resmederek eleştirirken, devrik lider Ben Ali'nin yerine Başbakan Mohammed Ghannouchi'nin geçmesi de Latuff tarafından eleştirilen konulardan oldu. Latuff'un en dikkat çeken karikatürlerinden birinde ise çizerin daha önce Filistin direnişinin simgelerinden olan kefiye ile çizdiği Ernesto Che Guevara'nın yıldızlı beresi bu kez Tunus bayrağındaki yıldızı taşır olmuş. Tunus halkının Ben Ali'nin partisi RCD'yi ülkeden "süpürmesi" de Latuff'un karikatürleri ile anlattığı gerçekler arasında. 





